Kırklareli’nin tarihi önemi

Anadolu’dan gelen insanların tarih öncesi çağda ilk defa Kırklareli’ye ulaştığını, burada yaşadıktan sonra Avrupa’ya yayıldığını biliyor muydunuz?

Kırklareli Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu, Kırklareli Aşağı Pınar Höyüğü ve önemini anlattı.  İşte o Kırklareli’nin tarihi önemini anlatan keyifli açıklama…

Anadolu’dan gelen insanların tarih öncesi çağda ilk defa Kırklareli’ye ulaştığını, burada yaşadıktan sonra Avrupa’ya yayıldığını biliyor muydunuz?
Peki, yarı kurak iklimde savaş ve mücadeleyle geçen insan hayatının, Kırklareli’nin bereketli sulak topraklarında rahatça şekillendiğini?

Size Prof. Dr. Mehmet Özdoğan hocamızın başarılı ekibiyle beraber 1993’ten bu yana çalışarak gün yüzüne çıkardığı Aşağı Pınar Höyüğü ve Kanlıgeçit Arkeolojik Kazıları’ndan bahsetmek istiyorum.

Gelin, MÖ 6200-4900 yılları arasındaki Kırklareli Merkez’deki yaşamı görelim.

O dönemde Anadolu’da yarı kurak iklimle birlikte insanlar ve bilhassa çiftçiler batıya doğru göç halindeler, bir çok koldan bu göç devam ediyor, Kafkasya üzerinden, Ege Denizi üzerinden ve Trakya üzerinden. İşte Aşağı Pınar bunun en önemli ayaklarından bir tanesi…

Anadolu’dan göçen bir topluluk, yanlarında tohumları ve bilgi birikimleriyle Kırklareli Aşağı Pınar’da duruyor ve burada bir yaşam şekillendiriyor. O zamana kadar iklim nedeniyle Anadolu’da tohum çok değerli çünkü bazen bir yıl yağış var, bir yıl yağış yok…

Kırklareli’de (Trakya’da) ise sulak bir iklim var, yani her yıl tohumunu ekip mahsülünü alabiliyor. Öyle inanılıyor ki, Anadolu’da ordular kurulup savaşlar yaşanırken, Trakya’da ve devamında güvenlik bürokrasisi dahi geç oluşuyor, çünkü doğa herkese doyma şansı veriyor.

Bu sulak iklim ve beraberinde gelen yaşamda ilk defa ahşap yapıların izlerine rastlanıyor. Anadolu’da o dönem kerpiç evler varken görülüyor ki Kırklareli’de ahşap evler var, çünkü her yer orman, ağaç, yeşillik ve yağışlı…

Bütün Avrupa’da görülen uzun ahşap ivmeli yapılar ilk önce Kırklareli’de görülüyor, sonrasında İngiltere’ye kadar yayılıyor.

Bugün bütün bu alanları Mehmet Özdoğan hocamız ve ekibiyle birlikte ziyaret ettik. Kendileri bir açıkhava müzesi oluşturmaya çalışıyorlar, hem şahsen (amatör arkeoloji meraklısı☺️) hem de kurum olarak yanlarındayız, sonuna kadar destek vereceğiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir